Benim gibi 60 yaşına dayanmış dinozorların zaman, zaman konuşmalarına “bizim zamanımızda…” diyerek başladıklarına şahit oluyorsunuzdur. Bu söylemin içinde eskiye özlemin yanı sıra yeni teknolojileri yeterince kullanamamanın sıkıntısı da bulunmaktadır.
Bilgi çağının bilgiye hızlı bir şekilde ulaşmayı sağlamasının sonucu olarak ortaya çıkan yeni haberleşme olanakları bazı eski alışkanlıklarımızın yok olmasını sağladığı bir gerçektir. Şahsen benim eksikliğini hissettiğim en önemli eski alışkanlığım; “el yazısı ile yazılmış” bir mektubu veya bayram tebrikini posta kutumda bulamamamdır. Çoğumuzda olduğu gibi posta kutumdan sadece faturalar ve reklam broşürleri çıkmaktadır.
Halbuki bizim zamanımızda bu tür iletileri mahallemizin emektar postacısı dağıtırdı. Bazı haberler hasretle beklendiği için postacılar sevilirdi. Hatta onlar adına “bak postacı geliyor…” dizeleriyle başlanan şarkılar, şiirler yazılırdı.
Tekstil ve Konfeksiyon dergimiz çalışanları olarak hasretle beklediğimiz postacı ve haberler vardı. Bunlar arasında konularıyla ilgili ulusal ve uluslararası alanda akredite olmanın haberlerini bekliyorduk. İlk müjde TÜBİTAK tarafından taranmaya başlamamız oldu. Ardından TOGA FIZ Technik (Almanya) veritabanında yer almaya resmen başladık. Ancak beklediğimiz esas haber bir türlü gelmiyordu. Derken günün birinde yardımcım Dr. Oktay Pamuk elinde bir e-posta çıktısı ile yanıma geldi. Yüzündeki ifade o bahsettiğim postacıların yüzündeki ifadeye çok benziyordu, mutluluğu yüzünden okunuyordu ve bana çıktıyı uzattı. Bir çırpıda aşağıdaki yazıyı okudum:
Dear Dr. Pamuk,
The journal of Tekstil ve Konfeksiyon (ISSN 1300-3356) has been selected for coverage in the Science Citation Index Expanded (SCIE). Indexing of this title is scheduled to begin later in 2007 Congratulations!
Sincerely,
Ms. Chang Liu
Editor/Engineering, Computing & Technology
Editorial Development Dept.
Thomson Scientific
Evet, işte beklediğimiz Postacı iyi haberi getirmişti. Bu haber aynı zamanda tekstil ve konfeksiyon konusunda bilimsel araştırma yapılamaz, yapılsa bile uluslararası alanda değer bulamaz diyerek bizi üzen dostlarımıza (!) da bir cevap olmuştu.
Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, dergimizin içerik kalitesinin yükselmiş olması ve pratik uygulamaları içeren yazıların yanı sıra, özgün araştırmaların artması bizleri bu noktalara getirmiştir. Artık bizlere bu seviyemizi korumak ve daha ötelere götürmek görevi düşmektedir. Bunu da başaracağımıza gönülden inanıyoruz.
Amatörce çalışmalarımıza destek vererek bu seviyeye gelmemizi sağlayan başta değerli araştırmacılarımız olmak üzere, sponsorlarımıza, bilim kurulumuza, yayın kurulumuza hakemlerimize, derginin düzenlenmesinde, basılmasında ve dağıtılmasında özveri ile çalışan tüm dostlarımıza gönülden teşekkür ediyoruz.
Prof. Dr. M. Çetin Erdoğan
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü